Kapadokya

Kapadokya seyahat planım yakın bir arkadaşımın iş değiştirmesiyle şekillendi. Malum beyaz yaka, özellikle de Y kuşağına mensup olanların ortalama 3 senede bir iş değiştirmesi kaçınılmaz. Biz de bu transfer sürecinde kafayı temizlemek, yeniye hazırlanmak için çok uzak olmayan ama havamızı değiştirecek bir yeri görmek istedik.

Deniz, kum, güneş tatili yapmak dışında farklı bir tatil yapalım dersek (ben nadiren diyorum), Türkiye sınırları içerisinde ilk sırada Kapadokya söylenebilir sanırım. O kadar ki fotoğraf çekme alet edevatlarım ve yeteneğim, böyle bir cenneti belgelemek için yetersiz kaldı diyebilirim.

Kapadokya dediğimiz coğrafya, milyonlarca yıl önce henüz bir iç denizmiş. Erciyes, Güllüdağ ve Hasandağı yanardağlarının püskürttüğü lavlarla beraber bu denizin kuruması ve kuruyan yerlerdeki çukurlara lavların dolmasıyla oluşmuş bir yer. Zamanla da rüzgar ve yağmurla aşınarak bugünkü halini alıyor.

Bu bölge aslında epey büyük, bu sebeple görülecek yerleri madde madde anlatmak daha iyi olabilir.

 

Ulaşım

Kısa zamanda çok yer gezelimcilerdenseniz, Kayseri’ye uçakla gelmek, ordan da araba kiralamak en iyi yol olabilir. Araç kiralama konusunda özellikle geç saatlerde havaalanındaki şubelerde adam bulundurmayan firmalar var. Biz daha esnek saatlere sahip olan ve fiyat olarak uygun olan Sixt’i tercih ettik. Bu arada GSM operatörlerinin firmalarla yaptığı anlaşmalar dahilinde bir takım indirimler olabiliyor, dikkatimize.

Küçük bir uyarı -> Yokuşu bol olan bu memlekette, arabanızı kaydırmayacağınızdan emin olunuz 🙂

 

Konaklama

Otel tercihi kişiye göre değişse de, Kapadokya’da mağara otellerde kalmak gerekiyor bana kalırsa. Biz de odaların daha az basık olması ve sabah balonları görebilmeye imkan vermesi ve bölgenin orta noktasında olması sebebiyle Çavuşin’deki Azure Cave Suites’i tercih ettik.

Akşam saatinde biraz korkutucu olan Çavuşin’de,  Anadolu insanının yardımseverliği ile güzel restoranlar bulmak mümkün. Seyyah Han’da bunlardan biriydi. Yemekleri ve manzarası bir yana, alkol almışken, bol yokuşlu Çavuşin sokaklarında sizi yürütmek yerine, arabayla otelinize bırakan bir işletmecilik anlayışı mevcut deyip kenara çekilmek isterim.

 Processed with VSCO with hb1 preset

Balon turları

Kapadokya deyince akla gelen şeylerin başında sanırım balon turları geliyor. 60 ve 90 dakikalık olmak üzere 2 standart balon turu mevcut. Kendi aramızda sürekli geyiğini yaptığımız balonda evlilik teklifi paketleri de ekstraya giriyor tabi efendim.

Eğer akşamdan kalmaysanız ya da “Bir haftasonum var, hayatta sabahın 5’inde kalkamam” diyenlerdenseniz, bırakın giden gitsin, siz yatağınızda takılın çünkü balonlar ancak 28 C derecenin altında ve sakin havada havalanabiliyor, o sebeple uçuş firmaları sizi otelinizden erken saatte alıp balona götürüyorlar. Hadi erkenden kalktınız, oteldeki kahvaltıyı kaçırmayım istiyorsanız, paniklemeyin, firmaların kahvaltı ikramları da mevcut.

En çok merak edilen konu ise fiyatlar… Evet, ciddi ciddi pahalı bir iş bu balon mevzusu. 130 euro’dan 250 euro’ya kadar geniş bir fiyat aralığı (Euro olarak değil belki ama TL olarak hesaplanınca geniş tabi) var. Kış döneminde daha ucuz olduğu söylentisi olsa da, kışın her sabah balonların kalkmasının mümkün olmadığını da not etmek gerekir. Bu arada indirim sitelerinde indirimli balon turları da mevcut, gitmeden bir bakınmakta fayda var zannımca. Şöyle de düşünmek gerek tabi, fiyatlar bu kadar yüksek ama en azından uçuş sonunda şampanya içmek mümkün (züğürt tesellisi mi desem, bilemedim).

Processed with VSCO with a6 preset

 

Devrent Vadisi

Spor ayakkabıların temel ihtiyaç olduğu bu coğrafyada tırmanmak esas. Çünkü her yükselti yeni bir manzara sunuyor insana. Yürüdükçe bak Allah’ın işine dediğimiz bir yer olarak akıllarımıza kazındı bu vadi. Her adımda farklı bir kaya şekliyle beraber hayal gücümüzü genişlettik herhalde. Hatta bu yüzden buraya “Hayal Vadisi” de deniyormuş. Çok farklı peri baca şekillerini görebileceğimiz bu vadiye giriş ücretsiz. Yiyecek, içecek de mevcut.

Processed with VSCO with g3 preset

 

Üç Güzeller

Ablamın ben küçükken gittiği Kapadokya gezisinden getirdiği şarap şişelerinden gördüğüm kadarıyla gerçek peri bacaları işte bunlar. Yukarı doğru daralan uzun bir gövde ve şapkası. Diğerleri biraz daha çakma gibi sanki. O sebeple sanırım, herkes bu Nevşehir-Ürgüp yolundaki bu güzelleri görmeye geliyor. Arabanızı yol kenarına bırakıp siz de selfie çubuğunuzla doya doya anı toplayabilirsiniz. (Selfie çubuk fiyatı 9.90 TL)

 Processed with VSCO with hb1 preset

 

Zelve Açık Hava Müzesi

Hristiyanlığın yayılmaya başladığı yer olarak bilinen Zelve, bana kalırsa bölgenin en gezilesi yeri. Peribacalarının en yoğun olduğu bu vadiye birkaç saatinizi ayırıp dağ tepe tırmanmak (demiştim, spor ayakkabı şart), kaya evlerini, kiliseyi, manastırı, kuş yuvaları görmek gerekiyor.

Tabi bu kadar güzellik, ücretsiz seyredilecek değil ancak müze kart ya da İş Bankası kartıyla ücretsiz girilebiliyor.

Processed with VSCO with c1 preset

 

Paşabağ Vadisi

Hazır Zelve’ye gelmişken Paşabağ’a uğramamak olmaz dedik, 1 kilometre uzaklıktaki vadiye geldik. Buraya neden Rahipler Vadisi de dendiğini sakin ve uzun bir yürüme parkuru olduğunu görünce anlamış olduk.

 

Güvercinlik Vadisi

Vadi, ağaca takılı nazar boncuklu meşhur fotoğrafların dekorunu oluşturuyor gibi görünse de vakti zamanında kuşların beslendiği ve her türlü imkanından faydalanıldığı bir yermiş (kuşların yumurtaları toplanıp kilise resimleri için alçı malzemesinde bile kullanılmış). Bu sebeple de güvercinler bu ismi hakkedip de kazanmışlar diyebiliriz. Vadinin neresinde durursanız durun, iyi bir fotoğraf yakalayacağınız garanti. Yine de karşıdaki Uçhisar manzarasını da kadraja alın ki haters gonna hate this olsun.

Processed with VSCO with hb1 preset

 

Kızıl Vadi

Günbatımının en iyi izlendiği yer olarak nam salan bu vadide, kızılımsı sivri peri bacalarını görmek mümkün. Yürüyüş rotası olarak da faydalanılabilecek olan bu vadide, “Ben tatile gelmişim hiç yürüyememci”ler için de yeme içme noktası mevcut. Sevgiliyle romantik dakikalar geçirmelik.

Processed with VSCO with hb2 preset

 

Derinkuyu Yeraltı Mağarası

Merak edilenlerin başında gelen bu mağara, zamanında düşmanlardan (Romalılar) saklanmak/korunmak amaçlı inşa edilmiş. Mağara dendiğine de bakmamak lazım, adamlar baya baya 8 katlı yerleşime geçmişler. Özellikle alt katlara indikçe tünellerin daralması, merdivenlerde karşılıklı gelen 2 kişinin yüzündeki panik ifadesi gibi sebeplerden ötürü klostrofobik bünyelere pek iyi gelmeyebilir. Ancak yine de ahırından, mutfağına, yatak odalarından, vaftiz havuzuna, misyoner okulundan günah çıkarma yerine kadar herşeyin düşünüldüğü bu tatil köyünde, doğal havalandırma sistemi sayesinde kendinizi hiç gitmediğiniz o cennette hissedeceksiniz(!).

 

Ihlara Vadisi

Uzun sekanslı bir sanat filmi çekiyormuşçasına ağaçsız, sarı otlu, bir türlü bitmeyen yollardan Aksaray’a giderken, insan karşısına bu kadar yeşil bir yer çıkacağını tahmin edemiyor. Yolları kaybetmeden Nevşehir’den 1-1,5 saatte ulaşılabiliyor.

Vadinin kalbinde olmak 400 basamak aşağı inmek demek oluyor ki bunun bir de çıkışı var, hem de 14 km’lik parkurda yürüdükten sonra bunu yapabilmek epey zor (14 km’yi yürümüş gibi yazdım değil miJ). Merdivenlerden aşağı inmeye üşenseniz bile, vadinin görüntüsü yukarıdan da epey büyüleyici.

Vadi, civarda yaşayan insanların piknik ve yürüyüş parkuru olarak da kullanılıyor ki, bu kadar kalabalık ancak bu şekilde açıklanabilir.

Processed with VSCO with c1 preset

 

İpuçları

  • Türkiye genelinde öyle olsa da özellikle bu yörede Müze kart sahibi olmak karlı bir iş.
  • Spor ayakkabı şart.
  • Müzelerin açılış/kapanış saatlerini plan yaparken öğrenmek önemli, bizim gibi bakmadan gitmeyiniz efendim
  • Şarap severim diyenler için Ürgüp merkezdeki Turasan’ı tavsiye ederim. İstediğiniz kadar tadım yapıp, hiçbir şey almadan çıkabilirsinizJ Yine de bölgeye özgü Emir üzümlerinden yapılma şarapları alın derim, eşe dosta hediye edilecek kadar tatlı kendisi.
  • Etçil hayattan kopamam, her türlüsünü yerim diyorsanız, Ürgüp merkezdeki Zeytin’de veya Kolcuoğlu’nda testi kebabı yemenizi, testinin kırılma seramonisini izlemenizi, turistliğin dibine vurmanızı tavsiye ederim.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s